Sosyal Bilgiler terimi olarak Emek: 1-. Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücüdür. Üretim sürecine katkıda bulunan her türlü insan etkinliğidir. Birçok özelliğini kullanarak yapılan işe verilen değere denir.
2- Uzun ve yorucu, özenli çalışma.
2- Uzun ve yorucu, özenli çalışma.
Felsefe, Psikoloji, Sosyoloji, Mantık terimi olarak Emek: 1- Doğal kaynakları işleyen, biçimini ve yerini değiştiren, adedini çoğaltan kas gücü yani iş gücüdür. Bir mal ya da hizmetin üretiminde verilen emek değerin belirlenmesinde etkili olur. Örneğin el dokuması halı çok emek verilerek üretildiği için fabrikasyon halıdan daha değerlidir.
2- İnsanın kendisini yada doğayı belli bir amaca yönelik olarak değiştirmek için giriştiği bilinçli eylemlilik süreci.
2- İnsanın kendisini yada doğayı belli bir amaca yönelik olarak değiştirmek için giriştiği bilinçli eylemlilik süreci.
Ziraat (Tarım) terimi olarak Emek: Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü, zahmet.
Belediyecilik-Kamu Yönetimi terimi olarak Emek: İnsanın belli bir amaca ulaşmak üzere giriştiği hem doğal ve toplumsal çevresini, hem de kendi kendisini değiştiren bilinçli çalışma.
Benzer Belediyecilik-Kamu Yönetimi Terimleri:
- Bütçe İçi Kredi
Tahakkuk ve verile emri işlemlerinin tamamlanması beklenilmeyecek ve a

- Vesayet Denetimi
Yerel yönetimlerin kendileri dışında yer alan başka idari kuruluşlar t

- Yüksek Hakem Kurulu
Grevin yasak olduğu işyeri ve işletmelerdeki toplu sözleşme görüşmeler

- Uygulama İmar Planı
Tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş o

- Baraka
Tahta, çinko, sac gibi hafif şeylerden yapılmış, temelsiz, eğreti yapı

- Ekonomik Analiz
Sosyal fayda analizinin gelir dağılımına etkisinin değerlendirilmemesi

- Kat Alanı Kat Sayısı (KAKS)
Emsal. Yapının bütün katlardaki alanları toplamının parsel alanına ora

- Çatı
Yapıların üzerini, akıntılı bir tarzda örtecek malzemeyi taşımak üzere

- Eğlence Vergisi
Belediye Gelirleri Kanunu'na göre belediye sınırları ve mücavir alanla

- Çerçeve Anayasa
Sadece genel ilkeleri ortaya koyup, bunların uygulanma biçimlerini kan


