Felsefe, Psikoloji, Sosyoloji, Mantık terimi olarak İbadet: Tanrı'ya inananların Tanrı'nın buyruklarına uygun olarak yaptıkları tapınmalardır.
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi terimi olarak İbadet: İbadet etmek, dinin emirlerini yerine getirmektir. İbadet, sözlükte boyun eğmek, kulluk etmek demektir. Rabbimize kulluk etmemizin, onu sevmemizin, ona saygı göstermemizin, yakın olmak istememizin göstergesi ibadet etmektir, karşılığında sevap vadedilen dinî görevleri ve amelleri Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla yerine getirmektir.
Kur'an-ı Kerim terimi olarak İbadet: 1. Boyun eğme, itaat etme, saygı duyma.
2. Kulluk etme, tapınma.
3. Ululama, övme, yüceltme.
4. Allah'ın insanlara emrettiği ve insanların da Allah'a karşı yapmakla yükümlü oldukları tüm davranışlar.
5. İnsanın yaratılış amacına uygun olarak, Hz. Peygamber'in uygulamalarını esas alıp niyet ederek yapmış olduğu Allah'a yaklaşma şekilleri; davranışlar.
6. Tevhit inancına bağlı kalarak sadece Allah emrettiği için ona sevgi, saygı ve tazim göstermek amacıyla Allah'ın rızasını kazanmak için niyet ederek belirli zamanlarda ve şekillerde yapılan iş, amel.
2. Kulluk etme, tapınma.
3. Ululama, övme, yüceltme.
4. Allah'ın insanlara emrettiği ve insanların da Allah'a karşı yapmakla yükümlü oldukları tüm davranışlar.
5. İnsanın yaratılış amacına uygun olarak, Hz. Peygamber'in uygulamalarını esas alıp niyet ederek yapmış olduğu Allah'a yaklaşma şekilleri; davranışlar.
6. Tevhit inancına bağlı kalarak sadece Allah emrettiği için ona sevgi, saygı ve tazim göstermek amacıyla Allah'ın rızasını kazanmak için niyet ederek belirli zamanlarda ve şekillerde yapılan iş, amel.
Benzer Kur'an-ı Kerim Terimleri:
- Zorba
Gücüne güvenerek hükmü altında bulunanlara söz hakkı ve davranış özgür

- İma
Dolaylı olarak anlatma, üstü kapalı olarak belirtme. Açıkça belirtilme

- İfa
Bir şeyi tam ve mükemmel bir biçimde yapma, yerine getirme, ödeme, eda

- Nisap
Zekât ve fıtır sadakası verebilmek, kurban kesebilmek ve diğer bazı ma

- Hilm
1. Yumuşak huylu, kibar, efendi, ağırbaşlı ve akıllı olma, uygarca dav

- Savma
İstenmeyen birini yanından uzaklaştırmak.

- Şari
Kanun koyucu, din gönderen, haram ve helali belirleyen. “Din ve ilahî

- Ensar
Hicret sırasında Hz. Peygamber'e ve Mekke'den Medine'ye göç eden diğer

- Kevni
İnsan veya kâinatın yaratılışıyla ilgili olan.

- Harap
Bitkin, yorgun, perişan.


