Sponsorlu Bağlantılar
Ansiklopedik Bilgileri Alfabetik Olarak Görüntüleyebilirsiniz.
Sponsorlu Bağlantılar
İltizam:
Hazine malı bir gelir kaynağının belli bir ücret karşılığında kişilere satı
İmtiyaz:
Başkalarına tanınmayan özel, kişisel hak veya şart, ayrıcalık.
İnfial:
1- İçerleme, gücenme, kırılma.
2- Bir şeyden etkilenmek, çok öfkelenmek.
İnkılâp:
1- Toplum düzenini ve yapısını daha iyi duruma getirmek için yapılan köklü
İnkısam:
1- Gelişme, gelişim.
2- Meydana çıkma, aşikâr olma.
İnkişaf:
1- Gelişme, gelişim.
2-. Meydana çıkma, aşikâr olma.
İntiba:
Birisinin zihninde oluşmuş izlenim.
İntibah:
Uyanma, uyanış.
İpotek:
Bir taşınmazın alacağa karşılık güvence olarak tutulması.
İrade:
Bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü. İstenç.
İrtica:
Gericilik.
İrtikâp:
1- Kötü iş yapma, kötülük etme.
2- Yiyicilik.
3- Yalan söyleme, hil
İskân:
Yurtlandırma.
İskarpin:
Ökçeli, konçsuz ayakkabı
İslâv:
Rus, Leh, Sırp, Hırvat, Çek ve Bulgar gibi milletlere dillerindeki yakınlık
İstihdam:
Bir görevde, bir işte kullanma.
İstihkâm:
Düşman saldırısını karşılayıp savmak ve durdurmak, düşmana karşı savunma ya
İstiklal:
Bağımsızlık.
İstiklal Mahkemesi:
Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun çabuk ve etkili bir biçimde işlemesini sağlam
İstila:
Bir ülkeyi silah gücüyle ele geçirme.
İstimbot:
Filika büyüklüğünde, islimle işleyen deniz teknesi, küçük vapur, çatana.
İstismar:
Birinin iyi niyetini kötüye kullanma.
İştirak:
Bir işe, bir düşünceye katılma, katılım.
İthaf:
Birinin adına sunma, armağan etme.
İtidal:
Aşırı olmama durumu, ılımlılık, ölçülülük.
İtilaf:
Anlaşma, uyuşma, uzlaşma.
İtimat:
Güven.
İtina:
Özen, ihtimam.
İttifak:
Birlikte hareket etmek üzere anlaşmak, bağlaşma, birleşme, birlik, oy birli
İttihat:
Birleşme, birlik kurma, bir olma.